Meryem Ana

90’ların sonuna doğru Papa IV. Paul tarafından Hristiyan dünyası için resmi bir Hac merkezi olarak ilan edilen Meryem Ana Evi,son zamanların en popüler uğrak yerlerinden biri haline gelmiştir.Sadece Hac niyetiyle seyahat edenleri değil, günübirlik turistik amaçlarla gezinen seyyahları da mistik havasıyla etkilemektedir. Hristiyan dünyasında 15 Ağustos tarihinde Meryem’in göğe yükseldiğine inanılır ve Meryem Ana Evinin bahçesinde geleneksel olarak her yıl bu tarihte ayin düzenlenir.

 

Meryem Ana Evi’nin1800’lerde keşfedilmesi,Almanya’da şifası bulunamayan bir hastalığa yakalanan rahibe Anne Catherine Emmerich’ in anlatımlarına dayanarak gerçekleşmiştir. Hastalığı süresince gördüğü rüyalara ve özel görümlere istinaden rahibenin ölümünden sonra(1842) “Meryem’in Hayatı” adlı bir kitap basılmıştır ki bu kitap Hristiyan dünyasında çok büyük bir yankı yaratmıştır. Kitapta, Efes dolaylarındaki bu evin konumu ve dış görünümü ile ilgili detaylı bilgi verilmesi, Meryem Ana ve Aziz Yuhanna’nın Kudüs’ten Efes’e gelirken yolculuklarında yaşanan olayları ve Meryem Ana’nın, oğlu İsa için nasıl üzüldüğünün anlatılması mucizevi bir olaydır aslında.Zira, rahibe Anne Catherine, çocukluğundan itibaren yatalak bir hasta olarak hayatını sürdürmüştür. Bu durumda daha önce Efes’e gelip buraları görmüş olması beklenemez.